Page 57 - Stratejik Plan (2011 - 2014)
P. 57
Ancak, daha önce inşa edilmiş olan içme suyu, atıksu ve katı atık
bertaraf tesisleri AB standartlarını kısmen karşılamakta ve bu
tesislerin birçoğu verimli işletilememektedir.
Evsel atıkların bertarafından sorumlu olan belediyeler, finansman,
nitelikli personel ve teknik altyapı eksikliği nedeniyle bu konuda
gereken önemi gösterememektedirler. Özellikle bertaraf için
yaptıkları “vahşi depolama” yöntemi ve depo sahalarının yer
seçiminde yapılan hatalar ve işletme koşullarındaki olumsuzluklar
çevresel problemlere sebep olmaktadır.
Tıbbi atıklar evsel atık depolama sahalarında herhangi bir önlem
alınmadan birlikte bertaraf edilmektedir. 2004 yılı itibarıyla 578
belediyece ayrı toplanan tıbbi atık miktarı 62 bin tondur. Toplanan
tıbbi atıkların yüzde 20,4’ü düzenli depolama sahalarında, yüzde
13,4’ü yakma tesislerinde bertaraf edilmiştir.
Katı atık yönetimindeki etkinsizlik 3 temel sorundan
kaynaklanmaktadır. Bunlar; uygulamaya yönelik politika eksikliği,
katı atık miktar ve niteliğine ilişkin verilerin yetersizliği, üretilen
çöp miktarının azaltılması ve kaynakta ayrıştırılması konusunda
hane halklarının bilinçsizliğidir.
Kentsel altyapıda mali sorunlarını çözmek ve ölçek ekonomisinden
faydalanmak için belediyeler ortak bir çözüm yolunu dikkate
almaktadırlar. 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu uyarınca
yerel idareler, su atıksu ve katı atık hizmetlerinin yanı sıra çevrenin
korunması ve ekolojik denge ile ilgili projeleri işbirliği içerisinde
gerçekleştirmektedirler. Kentsel çevre altyapısına öncelik
verilirken, DABLAS Çalışma Grubu ve Barselona Konvansiyonu gibi
uluslararası anlaşmalar dikkate alınmaktadır.

