Page 202 - Stratejik Plan (2011 - 2014)
P. 202
XIV. yy.ın ilk yarısında, 1333 yılında Tancalı Arap Gezgini
İbn Battuta, Orhan Gazi ve Candaroğlu I. Süleyman Paşa
zamanında Göynük, Mudurnu, Bolu, Gerede'den geçti. Bu
kasabalar hakkında önemli bilgiler veren İbn Battûta,
Göynük'ün Orhan Gaziye bağlı olduğunu, safran üretiminin
yapıldığını yazmaktadır. Kış aylarında karlı bir zamanda
Mudurnu'ya seyahat etmiş, Cuma namazı sırasında kasabaya
varabilmiştir. Mudurnu, Bolu'ya bağlı ve o günün şartlarına
göre de Kastamonu'ya on günlük uzaklıktadır. Bolu'ya yolculuk
ederken, Büyük Su'dan geçmiştir.
Gezgin'in Bolu'ya ait yazdıkları şöyledir: "Bolu şehrinde,
Ahîlerden birinin tekkesine indik. Buradaki adetlere göre,
tekkenin bir bölümündeki ocaklar, kış müddetince aralıksız
yakılmaktadır. Dergâhın her bölümünde ayrı ayrı ocaklar da
vardır. Ocağın bacası mevcut olup, duman oradan çıkmaktadır.
Odaları gayet güzel şekilde ısıtır. Buna çoğul şekli ile Bahari
derler. Tekili Buhayrî'dir. Burada, İbn Cuzey Buhayrî'yi
hatırladım. Ona ait bir de beyit aklımdan geçti. "Buhayri'den
ayrıldığımızdan beri dağın üzerini toz kapladı. Onun geceleri
alev saçmasını dilersen, katırların, yük yük odunlarla gelmesi
gerekir. Tekkeye girdiğimizde, bütün ocakları yanar hâlde
bulduk. Üstümüzdekileri çıkarttık. Sadece tek kat giyimle kaldık.
Öylece ateşin karşısına geçerek ısındık. Ahi, hemen çeşitli
yemek ve meyveler getirdi. Allah, kerem sahibi ve cömert olan,
yabancılara gariplere büyük şefkat ve sevgi gösteren, gelene
geçene yardımlarını esirgemeyen bunları en güzel şekilde,
sonsuz bir sevgi ile karşılayan bu dervişleri hayırlarla
mükâfatlandırsın... O geceyi çok güzel bir şekilde, müsterih
olarak geçirdik." İbn Battûta, Bolu'da fazla kalmadı. Ertesi günü,
yine soğuk bir havada yola koyuldu. Gerede-i Bolu yâni
Bolu'daki Gerede'ye hareket etti. Bu söyleniş devrin doğulu

